Translate

23 Ekim 2011 Pazar

Zehir Zembelek Saatler


Kendimi en olmayacak zamanda koyuvermiş olmam mükemmel... Haftalardır süper gücümle hayata dört elle sarılmışken elimi duvara vurmamın ardından gelen bu gözyaşları ne?! Yoksa ağlamak için bahane mi arıyordum?.. Eğer öyleyse bile beş haftadır bunu niye fark etmemiştim? Atlatmaktan en çok korktuğum dönemi atlatmıştım da niyeydi bu ağlamak?.. Tam da yemek saatinde gelen, boğazımı düğüm düğüm eden, beni aç bırakacak olan bu duygu patlaması da neydi? Soruyorum hepsini ama merakım da boğazımda düğümleniyor...Sonra birden buluveriyorum sebeplerini: Kan gölüne dönen ülkem, kendi iç bunalımlarım ve daha bir sürü şey... Yine büyük bir yığılmanın patlamasını yaşıyorum galiba... Birkaç saat içinde bir şeyim kalmaz ama şimdi "Zehir Zembelek Saatler" zamanı... Bu saatleri yaşamak dışında yapabileceğim bir şey yok galiba. O zaman yaşamak gerekir diye düşünüyorum daha fazla söylenmeden... Ne de olsa değişen bir şey olmayacak... Akışına bırakıyorum.. Gözlerimdeki nehir kuruyana kadar aksa da bir zararı yok...

Ve söyleyecek bir cümlem var:

"Bakma öyle, tut elimden..."

9 Ekim 2011 Pazar

Merak İşte

Twitter'a girdiğimde yeni takipçilerim olduğunu fark ettim ve kim olduklarına baktım. İlk başta ilgimi hiç çekmeyen bir ismin daha sonra Milliyet Blog'da bir blog sahibi olduğunu merak ettim ve bloğa bakmak için linke tıkladım. Önce kendisiyle ilgili yazdığı yazıyı okudum ve uzak doğu felsefesine meraklı olduğunu düşündüm. Daha sonra yazdığı yazlara baktım ve daha çok ilgimi çekti. Ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Alahattin Öztekin

http://blog.milliyet.com.tr/alahattin

8 Ekim 2011 Cumartesi

Günlüğümden Bir Alıntı (16/01/2011)

(Aslında ilk başta bunu yazmak istedim ama sonra vazgeçtim sonra bir daha aman ya yazayım dedim sonra bir daha vazgeçtim sonra bir daha yazayım dedim sonra bir daha vazgeçtim falan derken yazmaya karar verdim.)



" 16.01.2011
Nazilli
Pazar

Bu hayatta bir insanın başına gelebilecek en mükemmel duygu 'aşk' olsa gerek. O kadar güzel, o kadar büyüleyici, o kadar baştan çıkartıcı ki kelimelere sığdıramıyorum. En güzel duygu bu, birisini sevmek. Sevilmek bile olamaz bu denli güzel. Kalbini böyle delicesine çarptırmaz çünkü ve anlayanlar olur belki seni. Anlaşılmamak da güzeldir bazen. Özel hissetmeni sağlar senin. Gözlerin de dolar bazen ama ağlayamazsın, akmaz o yaşlar o gözlerden. Doğru yer ve doğru zamanı beklersin. Gecenin en karanlık en ıssız anını. -İşte o anın tarifini yapamadı henüz hiçbir şair.- Ve hiçbir olay hiç kimseyi etkilemedi bu denli çok. Hep sol göğüsünde büyür kelimeler, orada hız yapar; bir tek gözlerin anlatır yüreğinin derinliklerini... O da anlayana. Bulursa tabii... Anlamaz ama hiç kimse, inatla anlamamaya çalışırlar. Sen ise hiç senin olmamış bir kalbin mutlu olmasını dilersin tüm hücrelerinle. Gerçek mutluluğun o zaman geleceğine inanırsın çünkü. Mutsuz da değilsindir ya aslında... Bak yine anlatamıyorum. Yetmiyor bu hislere bu kelimeler. Üzüntüden mutluluk duymak olsa gerek bu. Divan şairleri kavuşmak aşkı bitirir der ya, benimki de öyle bir şey işte. Var olan yokluğunla avutuyorum gönlümü.

Mutlu ol e mi? Hep ama hep mutlu ol. Her zaman her yerde... Sevdiğin olsun hep yanında. Seni mutlu edecek kişi. O da mutlu olsun; olsun ki seni daha çok mutlu etsin. Yüzünden o tatlı gülümsemen hiç eksik olmasın...

Belki okumayacaksın bunları ama bende kalmasın istiyorum. Belki birisi görür okur da ben gittikten sonra iletir sana. ...(sansürlemem gerekiyor) bil diye istiyorum. Hiç kötü sözüm yok sana...

ipekTo

*Yokluğunun perdesini aralayan varlığının ardından. "


Ben bunu yazalı çook zaman geçmiş ama küçük detaylar hariç neredeyse aynı şeyleri söylüyorum hala. Neyse bunu söylemek için yazmadım ben bunu. Günlük falan da kurcalamıyorum. Başka bir şeyi arıyorken gözüme takıldı, yazdığım yazının sanki bugün yazılmış gibi taze kokuyor olması dikkatimi çekti. O yüzden yani.

Saygılar... Sevgiler...

5 Ekim 2011 Çarşamba

Tesadüfen


Az önce yazılarımda kullanmak için resim ararken Tumblr'da tesadüfen bir bloğa rastladım. Öyle güzel resimler, fotoğraflar paylaşılmış ki bayıldım. Hatta ara ara bunlardan faydalanmayı bile düşünüyorum.


Soyut resimler arıyorum kendime aylardır ve bulduğum hiçbir resim az önce bulduğum resimler kadar iyi tatmin etmemişti beni.


Ayrıca sadece bunlarla da sınırlı kalmayıp çok başarılı fotoğraflarda var.


Bence siz de ziyaret etmelisiniz. Bu kadar çok başarılı çalışmayı bir arada toplayabilecek olan başka birisi daha var mıdır bilinmez.



http://lorilynn15.tumblr.com/

4 Ekim 2011 Salı

Ufak Bir Alıntı


Şimdi arkandan bakıyorum...
Sonsuzluk gibi ardından gelmek,
Sonsuzluk seninle olmak.
Yanıltmasın seni, sana bakışlarım
Aldanmayasın gözlerimden akan yaşlara.
Çünkü beni ne sen üzebilirsin
Ne de içindeki kör şeytan...

E.B.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...