Translate

23 Ekim 2012 Salı

Salkım Hanımın Taneleri

"İkinci Dünya Savaşı'nın buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yerlerini Anadolu'dan gelenlere bırakan İstanbul  zenginleri... Bu çalkantılı süreçte, Salkım Hanım'ın taneleri gibi dağılan aile ilişkileri... Varlık Vergisi'nin ağır yükünü sırtlayıp Haydarpaşa Garı'ndan Aşkale'ye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler... Sürgün dönüşünde, Haydarpaşa İskelesi'nde, vapur bileti alabilmek için bir simitçi çocuktan borç para istemek zorunda kalan İbrahim Fuad Beylerin dramı... Bu kitapta, Türkiye'nin bunalımlı bir dönemini, kimi zaman öfkelenerek, çoğu zaman da derin bir hüzne gömülerek okuyacaksınız."

Yukarıdaki bu alıntı Yılmaz Karakoyunlu'nun Salkım Hanımın Taneleri adlı kitabının arkasında yazanlar.



Wikipedia'nin kitap tanıtımında ise işte bu sözler yazıyor:

"Salkım Hanımın Taneleri, Yılmaz Karakoyunlu'nun Varlık Vergisi'ni konu alan romanı. 1990 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü'ne değer görülmüştür.
Önce Öteki Yayınlarca, Ağustos 2000'de ise, Doğan Kitapçılık tarafından basılmıştır.
1999 yılında, yönetmen Tomris Giritlioğlu tarafından aynı adla filme çekilmiştir. Kitabın uyarlama senaryosu, Tamer Baran ve Etyen Mahçupyan tarafından yazılmıştır. Filmin tartışmalara yol açması üzerine, kitap da daha fazla tanınmış ve gündeme gelmiştir."

Kitapla ilgili benim yorumuma gelirsek:

Ben bu kitapla Milliyet Gazetesi'nin ödüllü kitaplar kampanyası sayesinde tanıştım. (Kampanya yapılalı neredeyse 1 yıl oldu yeni okuyabildim.) Belli bir miktar kupon biriktirene 10 ödüllü kitap vereceklerdi. Ben kuponlarımı biriktirdim ve o 10 kitaptan biri Salkım Hanımın Taneleri idi. Kitaplığımdaki 300'e yakın kitabın içinden geçen ay okumadıkları seçtim ve geri kalanlarını kaldırdım. 10 kadar okumadığım kitap varmış. Ve bahsi geçen malum kitapta onlardan biriymiş. Hadi dedim okuyayım. Aldım elime ve okumaya başladım. İlk başta sıkıcı gibi gelmişti. Zaten su gibi akıp gider bir kitap olduğunu söyleyemem ama okudukça sonuna karşı çok yoğun bir merak oluştu içimde. Ve bitti. Kitap toplamda 157 sayfa ve 3 bölümden oluşuyor. Kitabın sonu benim bütün sorularıma yanıt olamadı. Mesela ben İclal'in Bekir'e o sözleri söyledikten sonra Bekir'in verdiği tepkiyi merak ediyordum. Ama yazar bu konuya hiç değinmemiş. Neyse... Daha önce de dediğim gibi su gibi akıp gitmiyor ama ben beğendim. Zevkli bir kitaptı. Tavsiye edebilirim.

İyi okumalar... =)

6 yorum:

  1. You have such a nice blog, you know that?! : )

    YanıtlaSil
  2. Canım daha yeni aldım varya merak ettim şimdi :)

    YanıtlaSil
  3. okumadım filmini izledim evet ya ağır bişiydi ama ilginç olan yeri şu varlık vergisiydi, bana ilginç gelmişti. 300 kitaptan okumadığın on kitap. nereye kaldırdın ya, kutulara koyup bi yere mi kaldırdın, çatıya mı mahzene mi nereye.... kitaplık ferahlamıştır. sana önemsiz gelenleri de yoksullara okullara filan dağıt bence. yapıyom arada.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kocaman bir koli yapıp kitaplığımın üstüne koydum =) Ya işte kitap konusunda fazla bir bencilim. Bütün kitaplar benim olsun, hepsini ben okuyayım filan... Ama arada az da olsa yapıyorum öyle hayırlar =)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...