Translate

28 Ağustos 2012 Salı

Zor Zamanlardan Sonra

Uzun zamandır yazmıyorum ama tek bir sebebi var üşengeçlik. Neyse şimdi yazmak istiyorum. Hemde çooook !!! =)


Açıkçası yazmadığım bu süreç içerisinde çok da kolay olmayan zamanlar geçirdim. Hatta evet zordu. Ama ilk defa -iç huzur açısından- bu kadar rahat geçirdiğim zor bir zamandı. Ama yine de yazarsam çok saçmalarım diye korktum ve gerçek anlamda hissetmediğim şeyleri yazmak istemedim. Böyle durumlarda abartmaya çok meyilli bir insanım çünkü. Ve bu gerçeği biliyorum. Tabi çoğunuz beni sadece bu blog aracılığı ile tanıyorsunuz ve abartılarımın abartı olduğunu da bilemezsiniz. Ama yazılarımı okuyan yakın çevremden çok değer verdiğim insanlar da var (Yanlış anlamayın sizde çok değerlisiniz.). Ve beni yanlış anlamalarını istemem. Eğer gerçekten zor diyebileceğim zamanlarda girip yazmış olsaydım yüksek ihtimalle pişman olacağım şeyler de yazardım. Herkes hata yapar ama dikkat etmek kimseye bir şey kaybettirmez ve kimse kırılmasın istiyorum. Hem her kötü zaman iyi şeylerde kazandırır bize. Bunun en basiti hayat tecrübesi en iyisi de gerçek bir dosttur. Ben ikisini de kazandım galiba. Çekilen acılar unutulmasa bile bize rehber olurlar.

Neyse konuya artık doğrudan girmek istiyorum ve durumu özetledikten sonra bugüne gelip teşekkürümü sunacağım.

Canım çok ama çok acıdı. Hatta daha önce bu kadar acımış mıydı? Bilmiyorum. Bu süreç içinde içimi biraz olsun rahatlatan şeyler olsa da büyük sözler verildikten sonra tutulmaması çok kırıcı. Bu büyük sözler klişe ve duyulmaya alışık yalanlara yakın şeyler bile olsa insan yıllarca güvendiği insana güvenmeye devam etmek istiyor. Hala güvenim var bu da bir yanlış anlaşılma yaratmamalı ama benden atmam beklenen çok büyük sorumluluk getiren büyük adımlar olduğunda ve ben cesaret edemediğimde bana cesaretlendirici sözler söyleyebilen birisi ben o adımları atamamış olsam bile sözünün arkasında durmalı diye düşünüyorum. Ortadan kaybolmamalı, kaçmamalı. Büyük şeyler isteyen, kocaman kocaman beklentileri olan bir insan değilim. Zaten yanlış bir şey olur bu. Sonuçta ben karşımdaki insanı tanıyorum. Ama o da beni tanıyor olmalı. Gerçi galiba benim de hatamla yanlış tanıyor. İnsan olduğumu unutturuyor muyum diye düşünüyorum bazen. Ben hata yapamaz mıyım? Yaparım. Yapmıyor muyum? Kimse isteyerek yapmaz ama elimde değil bazen oluyor ve pişman da oluyorum. Pişman olduğumda anlayışla karşılanıyorum da bu mutluluk verici. Karşımda ki de bir insan ve oda hata yapabilir. Ben bunu da anlarım ve anlayışla karşılarım. Sonuçta doğa üstü güçleri yok, kusursuz da değil. Ama o insan da hata yaptığının farkına varmalı ve sadece haklısın demeli. Kaçmamalı, yok olmamalı. Bu çok yanlış çünkü işin en kırıcı kısmı bu. İnsanlar sadece küçük hatalar yapmazlar. Bazen ismine hata bile denemeyecek yanılgıları olur ama bu karşı taraf için ölüm olabilir. Böyle bir durumda kişi kendini de öldürmeden anlayış bekleyerek, bağırmadan, kızmadan, sakince, içinde bulunduğu durumu açıklamalı ve üzgünüm diyebilmeli. Sonra gerekirse çeksin gitsin. Bir daha gözükmesin bile ama böyle zamanlarda sessizce gidip e bide iyi olmaya devam ederse bu çok yaralar. Yoo, önceden açılmış yaraları metal, sivri bir şeyle deşmek bence bu. Ve öfke getirir. Öfke iyi değildir. Hiç iyi değildir hem de...

Ben kişilik olarak da hata yapmaya meyilli bir insanım. Bunun bilincindeyim de ama hata yaparken bunun farkına varsam yapmam zaten. Hep sonradan aklım başıma gelir. Üzülürüm, kırarım, yıkarım dökerim sonra akıllanırım. Ne anlamı kalıyor tabi sonra bilmiyorum. Ama böyleyim işte.
Ben bir başkası için başka bir insan olamam.
Ben başkası istiyor diye değer yargılarımı değiştiremem.
Ben ön yargılarımı kırmak için her şeyi yaparım ama ben ben olmaktan vazgeçemem.
Zevklerim konusunda uyum sağlamaya elimden geldiğince uğraşırım ama tam anlamıyla değişemem.
Kişiliğimden ödün veremem.
Kimsenin hayalindeki insan olmak için kılık değiştiremem.
Yüzüme yalandan maskeler takıp oynayamam. Zaten yalan söyleyemem ki ben oynasam sesim oynamaz, sesim oynasa gözlerim rol yapmaz ve ben hep ben olarak kalırım.
Yaşadıkça olur kalıcı değişimler. Başka biri için başka biri olunmaz, ben olmam!
İşte ben böyle biriyken tüm bunlar benden istendiğinde ben yapamam. Üzülürüm, ağlarım ama değişmem. Yıkarım, kırarım, dökerim ne bileyim işte bir şeyler yaparım ama cidden değişmem.
Diyorum tüm bunları ama çevremdeki insanlara bakınca hiç ödün vermedim de diyemem. İşte sadece bu yüzden üzülüyorum şimdi, bu yüzden kızıyorum. En çok kendime kızıyorum ama. Neyse ya ben pişman mıyım? Hayır asla değilim. Ben hala yaptığım her şeyin arkasındayım. Ve arkasında duramayacağım hiçbir şey  yapmadım bu güne kadar. İnsanların ne diyeceğini hiç düşünmedim hiçbir zaman. Ben benim için değerli olan ve inandığım şeyi yaptım; yapmaya da devam edeceğim.

İşte böyle çelişkilerle ve düşüncelere boğulduğum zamanlarla yaklaşık olarak bir buçuk ay geçirdim. Çok nadir bir iki damlalık göz yaşlarıyla ağladım. Haklıydım, hala haklıyım ve sinir bozulmaları dışında güçlü oldum.Olmaya da devam edeceğim. (Reglnin ilk günü buna dahil olamıyor maalesef. Kontrolden çıkan bir asabiyet ve duygusallık yaşıyorum. Ağlamanın dibine vuruyorum falan ama hormonlarım kontrolden çıkıyorken çok da yadırgamıyorum. Hem bir ay boyunca dolan bir stresi boşaltıyor. Çok da kötü değil.) Kaçmadan, korkmadan, başım dik devam edeceğim yola. Başarmak istediğim bir hedefim ve hırslarım var. İsteyince yapıyorum ve ne uçan kurtulur ne de kaçan bunu biliyorum ama galiba daha önce bu kadar çok istememiştim. Şimdi çok istiyorum. Başaracağım.

Şimdii gelelim diğer meseleye. Ben güvenemeyen bir insanım ve bu iyi bir şey değil. Yani bazen iyi oluyor ama çok da müthiş değil çünkü dostu olmadan yalnız kalıyor insan. Hele ki işte az önce bahsettiğim gibi her şeyinizi paylaştığınız bir insan ortadan yok olunca bu problemi konuşabileceğiniz hiç kimse olmuyor. Gerçi zaten ben bu zamana kadar bu konuyla ilgili problemleri hiç kimseyle paylaşmamıştım neredeyse ama bunun eksikliğini hep hissediyordum. Ama artık çok kişisel çok özel durumlar dışında konuşabildiğim bir dost edindim ve bu kişi hiç beklemediğim bir insan oldu. Benim kendimi bir nebze de olsa iyi hissetmemi sağladı ve manevi olarak her konuda yanımda olduğunu belli etti. Bu cidden mutluluk!

İşte geçen bu çok zor dönemlerin ardından gerçek dost edinmeye başladığını hissetmek müthiş güzel bir duygu. Hiçbir şeyin hissettirmediği kadar iyi hissettiren bir şey. Moral veren ve motife eden bir şey. Çok güzel bir şey... =))

Bahsi geçen iki insanın da bu yazıyı okuma ihtimalleri çok yüksek ve ikisi de kendisini anlayacaktır, eminim. Birine her ne kadar kırgın olsam da bu problem anlayamadığım veya anlayış gösteremeyeceğim bir şey değil ben sadece sessiz kayboluşları sevmiyorum. Beni tek inciten bu. Dostum demeye hazırlandığım diğerine gelirsek varlığı bana güç veriyor. Müthiş sabrı için teşekkür de etmek gerek... =) Ben bir Oğlak'ım ve her şeyi kıskanmak ruhumda var ama bunu benim umursamama engel olan dostlarımı seviyorum. Emin eller derler ya ne olursa olsun umurumda değil diyerek kendimi bırakıyorum. =))

4 yorum:

  1. Canım benim ne iyi yapmışsın yazmışsın..Hem yazmanı özledik hemde olgun bir kız olmuşsun..Öylesin zaten ama bunu düşünüp öyle yazmış olman senin olgunlaştığını gösterir..Ellerine sağlık..Eminim seni seven çok kişi var..Eminim ileride dostların çok olacak ve onlara yetişemeyeceksin ama zaman içinde olacak bunlar..İnan hayatında 1 tane dostu olmamış insanlar var bu dünyada..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çokk sağ ol canım benim...
      Yok öyle çok olmasalar da olur 1 2 tane olsun cidden gerçek olsun bana yeter.

      Öyle hissettiğim zamanlar benim de çook oldu ama bu biraz da kendimizle ilgili bir süreç. İnsanlarla ve kendimizle ilgili bir süreç. Değişim çok zor değil yeter ki gerekli ve amacı olsun.

      Sil
  2. sanırım ilki gönül ilişkisi.
    :)
    ve haklısın değişmemek lazım.
    ve madem anlaşılmama durumu var eh anlamamıştır.
    anlamak için çok sevgi lazım.
    yoksa da unutmak daha iyi gibi.
    tabii böle sölemek de kolay.
    ama üzülmemek de lazım.
    üzme kendini.
    geçer.
    :)
    ikincisi ise iyi bi durummuş.
    yani işte güzel şeyler de oluyor olumsuz şeyler de.
    :)
    arkadaşlarının burayı okuması da iyi değilmiş ama.
    :)
    rahat olamazsın ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hmm =) anlamışsın meseleyi =)
      Ya ilk başlarda çok takıyodum öğrenmelerine engel olmak istemiştim ama artık her şeyi boşverdim. umrumda değil valla. gayet rahat yazıyorum artık. Sadece hassas bir konuysa bunda olduğu gibi uyarıda bulunuyorum o kadar =)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...