Translate

23 Haziran 2012 Cumartesi

OLDURAMADIM


Farklı bir durum yok. Yine ne yazacağımı bilmeden başlıyorum yazmaya. Saçmalar saçmalar susarım büyük ihtimal zaten. Ama çok sıkıldım. İçim daraldı. Mutlu da değilim. Sınavlar bitti. Tatil yapmanın tam zamanı. Ne güzel. Ama ya sınav stresinin doldurduğu kocaman büyük boşluk... Onu ne yapacağız? Bu soruma n'ooolur cevap verin olur mu?? =(

E tabii aslında sadece sınav da değil. Hayat cidden sadece sınav değil. Onun dışında beni üzen ve yoran o kadar çok şey var ki... Hiç değişmeyen bir sürü saçmalık ama hep bir umut... Vs. vs. ... (Al başladım yine saçmalamaya.) Bazen bir şey oluyor istemeden üzüyorum. Bazen başka bir şey oluyor içim kıyılıyor, etim burkulmuşçasına canım yanıyor ama bunu söyleyemiyorum. (Bu arada canımın acıması gerçek anlam. Mecaz değil. Cidden etim burkulmuş gibi yani.) Ve hayat öyle sürüp gidiyor...

Bir de mesela tam çarşıda gezerken yağmur bastırıyor. Sıcaktan yanmışsın, artık eriyorsun ama o öyle iyi geliyor ki... "Ohh!" diyorsun. Ama sonra sadece teninin rahatladığını anlıyorsun. Serin bir yaz yağmuru içini serinletmiyor. O hala cayır cayır yanıyor.

Sonra tam sınavdan bir gün önceki gece oluyor. Heyecanın en yoğun olduğu dakikalar. Uyumak için yatağa giriyorum. Sözde uyumak için ya... Saat 1 oluyor, 2 oluyor, 3 oluyor... Ben uyuyamıyorum. Ama aklımda bin bir şeytan. En son o gün düşünmem gereken her şey kafamın içinde cirit atıyor. Düşüncelerden biri bitiyor diğeri başlıyor. Ama son bulmuyor. En son galiba yine Onlar'ı düşünürken uyumuş kalmış olacağım ki bir de baya renkli, heyecanı yüksek, gerilim dolu rüyalar görüyorum. Gözümü açıyorum ve elimi telefona uzatıp saate bakıyorum saat daha anca beş. Pişmanlıklarım diziliyor o an peş peşe. Uyanınca uyuyamam ama yaklaşık 5 saat sonra da hayat memat meselesi olan bir sınava gireceğim. Düşünüyorum değer mi diye ve aldığım cevap: "Değer İpek değer. O rüyadaki 2 insan(!) yüzünden geceni mahvetme. Hadi 1.5 saat daha uyu." oluyor. Zorluyorum kendimi uyumaya. Nitekim uyumuşum.

Sonra sınava gireceğim okulun bahçesinde buluyorum kendimi. Daha sınavın başlamasına 45 dk var. Çok belli etmemeye çalışsam da hayli gerginim. Etrafıma bakıyorum iki tanıdık yüz görebilir miyim diye. Evet aslında baya tanıdık da vardı. Ama sonra görmek istemedim birden hiç kimseyi. Ne konuşacaktım ki zaten? Hiçbir şey. Sadece hiçbir şey. Küçük yalandan bir gülümseme için de insanların yüzüne bakmayı sevmem. Samimiyetsiz olan hiçbir şeyi sevmem aslında. Bakmadım kimseye. Önüme dönüp annemle konuştum biraz. O benden gergindi ve sakinleştirme işi bana düştü. Sonra gittim sınıfıma usulca. Sınavın başladığı ana kadar da sınav bir gram umurumda değildi. Olamadı. Aklım hep gecede!

...

Neyse yine de o psikolojiye rağmen fena bir sınav değildi. Tabi ki daha iyi olabilirdi. Ama önce sağlık olmalı. Mutluluk olmalı. Huzur olmalı. Yüzde küçük bir tebessüm olmalı. Bunların hiçbiri yoksa oldurulmalı.

4 yorum:

  1. hımmmm.
    sınav ve rüyalar.
    hadi artık keyfin yerinde olsun.
    bitsin sınavlar ve boş günler gelsin pineklemeli.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh evet en büyük problem zaten pineklemek =D sevmiyorum boş durmayı ama yapacak pek başka bir şeyde yok =) kitap okumaya karar verdim bile ama =))

      Sil
  2. blogumda kitap başlığına gir istersen. bir de "yaz okumaları" ve "savaş atı ve sezon değerlendirmesi".
    kitap ve filmler için.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tamam canım bir kaç gündür misafirim var okuyamıyorum o yüzden ama gelip bakacağım =) merak etme =)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...