Translate

20 Haziran 2012 Çarşamba

Kelebeğin Mutluluğu


Bazen var ya cidden sinirlerim geriliyor ve ben tam böyle keyifli keyifli bir şeyler yazayım diye buraya oturduğumda oluyor bu. Gel de şimdi ottan, böcekten, uçan kelebekten falan bahset. Yapabiliyorsan yap hadi!

Ya var ya o değil de ben bazen bunun kasıtlı olduğunu falan düşünüyorum. Tabi sinirimi bozan kişi nereden bilecek bilemez ama off bilmiyorum işte. Çok gerildim ama tamam geçiyor... Az kaldı... Galiba biraz beklesem ve yazmaya öyle devam etsem iyi olacak.

...

...

(Yukarıdaki "..."ları geçen her 8 dk için koydum ve galiba yeterli.)

Eveeet. Gelelim asıl konumuza. Ot, böcek, uçan kelebek falan derken ciddiydim aslında. Mutfakta pencerenin önünde oturup bahçedeki kedilere, kuşlara falan bakıyordum. Tam o sırada önüme bir kelebek kondu. O kadar güzeldi ki... Kırmızı ve mazi kanatları vardı. Ebru desenleriyle işlenmiş gibiydi... O kelebekte hayat vardı.

Küçük bir tırtıldan o hale geldiğini düşündüm bir an. Yirmi dört saatlik özgürlüğü için verdiği büyük mücadeleyi... Yaşam enerjisi buydu işte. Yaşama sevinci, isteği, mücadelesi her şey onda vardı. Mutluluk vardı kanat çırpışlarında. Heyecandı.

Aklıma birden bana: "Sana yirmi dört saatliğine kanat vereceğiz. O kanatlarla dilediğin gibi uçabileceksin, özgür olacaksın. Ama yirmi dört saatin sonunda öleceksin." deseler kabul eder miydim diye düşündüm. Özgürlükçü, başına buyruk, aklına eseni yapan ben bunu kabul etmeye cesaret edebilir miydim? Hala düşünüyorum. Her şey iyi, güzel, hoş da ölüm? Onu ne yapacaktım? Cesaretim yok galiba o kadar. Yaşamak -tabi buna yaşamak denebilirse, nefes almayı kastediyorum sadece- daha ağır basıyor yine de. Özgürlükten daha ağır. Ölümü kabullenmek o kadar kolay değil. Sadece yaşıyormuş gibi davransak bile.

...

Nefes almak... Şimdi tekrar düşünüyorum ve evet yaptığım tek şey bu. İçinde ne sevinç ne istek ne mücadele ne de bir heyecan var bu yaşamın. Sadece nefes alıyorum. Acıları, yastığımda kuru yer kalmayıncaya kadar ağladığım geceleri, domuşuk geçen hüzünlü günleri saymazsak tabi. Hep bir umutla ama boş ve saçma bekleyişleri de saymazsak. Düşünüyorum da ne kavuşmalarımda var kelebekteki mutluluk heyecan ne de terkedişlerimde. Boşa yaşıyormuşum gibi hissetmiyor da değilim aslında ama hani hep bir umut ya bizi yaşatan, hayata tutunmamızı sağlayan işte ben de bir gün gerçekten gülebilirim belki diye bekliyorum öylece.

Hayattan kokup vazgeçtiğim zamanlarda oldu çok eskiden. Çok eskide değil belki aslında ama ben eskide bırakmak istiyorum sadece. Vazgeçme sebebime bakıyorum sonra tekrar hayatı sımsıkı nasıl tuttuğuma bakıyorum ve aynı sebep olduğunu görüyorum. Şimdi bir de dönüp şu ana bakıyorum ve üzülüyorum. Değer miydi vazgeçmeye? Bana sorsan ben hep değer cevabını vereceğim ya neyse... Bitmeyecek bu, gelmeyecek sonu; uzun, sonsuz bir yol gibi gözüküyor önümde. Bilmiyorum bazen ne yapacağımı. Şimdi olduğu gibi. Susuyor ve bekliyorum sadece kelebeğin mutluluğunu.

6 yorum:

  1. ADI DA TADI DA KENDİ DE GÜZEL ÇİLEK TADIM, BİRAZ YAŞLIYIM AMA GENÇLERİ SEVERİM. HELE SENİN GİBİ NEŞELİLERİ ÖPÜCÜKLERİMLE KUCAKLAR GİDERİM.
    not1: SEN SIK SIK GEL BU YAŞLI KADINCAĞIZA BENDE DİZLERİMDE DERMEN KALDIKÇA İADEYİ ZİYARET EDERİM SANA.
    nOT2: HATIRALARIN AYAK İZLERİ BİR SERİ 1-DEN 25 E KADAR YAZILMIŞ DİĞER BÖLÜMLER YAZILMAK ÜZERE. yORUMLAR TEŞVİK EDİYOR BENİ ÖZELLİKLE O KÖŞEDE.

    tEKRAR ÖPTÜM VE KAÇTIM:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim =)) Yaşlı?? Eminim ki çok gençsiniz. Ruhunuz genç =)) Ama oluyor bana da öyle yaşlı hissettiğim zamanlar, onlar sadece yorgunluk ;)

      Ayrıca sınavdan sonra bir gün vaktimi ayırıp serinin tamamını okuyacağım =) Tekrar çok teşekkürler =)

      Sil
  2. ben kabul etmezdim o teklifi:)


    görüşmek üzere
    www.bakbuharika.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de o kadar cesur değilim ama kelebeklere aşığım =)

      Ziyaretine geliyorum =)

      Sil
  3. hadi hadiiiii bazen sadece nefes almak bile iyidir yeter susmak da. yaşamak güzel be hele çilek tadında. hergün ya çilek ya çilekli bişi yerim ayrıca. ayrıca zaten kelebeğiz beeeee. olmasak bile içimizde olurmuş yaz bazen.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çilek mükemmel ve hayat hep çilek tadında olsa haklısın çok güzel. Ama maalesef olamıyor işte... Neyse keyif almanın bir yolunu bulmak gerek =)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...