Translate

2 Mayıs 2012 Çarşamba

DOKTOOOORRRRR





Hayatta zor kararlar almamız gereken zamanlar vardır. Ya bir şeylerden -bizim için değerli olan bir şeylerden- sonsuza kadar vazgeçmemiz gerekir ya da onlara her yönleriyle katlanmamız. Aslında bu ölümle yaşam arasındaki ince bir çizgi gibi. Çünkü vazgeçtiğinizde hayatınızda değeri çok büyük olan bir şeyin eksikliğini çoook uzun zaman hissedersiniz. Ve bu his zaman zaman çok büyük acılar çektirir insana. Ama öte yandan yanınızda olmasının katlanılmaz, iğrenç tarafları da vardır ve onlar eğer düzeltilemeyen şeylerse sonsuza kadar katlanmak işkence olabilir. Yani ya ölürsünüz ya da sürünürsünüz. Seçim sizindir. Sanki çok kolay bir tercihmiş gibi de hemencicik karar vermeniz beklenir sizden. Oysa kararınız belli olsa bile üstüne düşünüp var olan düzenin sürmesini isteyebilirsiniz. Ama seçeneklerde o yoktur. Ya ölüm ya da kalım.


Hayatımda iki kere bu zor seçimi yaptım galiba. Birinde vazgeçmek çok uzunca bir vaktimi alsa da vazgeçebildim. Ama korkarım artık o kadar cesur değilim. Ölmek o kadar basit gözükmüyor gözüme. Bütün acılarıyla yaşamayı seçiyorum şimdi. Üzerime çöken ağırlığı, durup dururken ağlamamı çok hor görmeyin bana. "Aaa, zavallı kıza bakın!" da demeyin. Zavallı değilim. Yalnız kalmaktan korkmak bir zavallılık olamaz. ...


Ki aslında çok sevip çok değer verdiği insanları hemencicik kaybetmeye de alışık bir insanım. Gelirler hayatıma birden girip büyük bir yer edinirler. Sessiz ve kendi içime dönük yaşadığım bu hayatta birden her şeyim olurlar. Sonra elbette benim de büyük hatalarım olur. Ama inandığım bir şey var: Hiçbir hata tek kişiye ait değildir. Ben bu hataları paylaştığımıza inanıyorum. Neyse zaten çok önemli de değil. Çünkü belki ismi hata bile değil. eğer yargılarımızın farklı olmasından başka hiçbir şey değil hatta...


Benim en büyük hatam herkesi kendim gibi sanmam. Kendi değer yargılarımla düşünüp kendi doğrularıma göre karar vermem. Paranoyakça, psikopatça şeyler... Belki de şizofreniyimdir. Belki bir manyak... Belki hayatımın sonuna kadar bir hücrede tek başıma yaşamalıyımdır, insanlara zarar vermemek için...


...


Bilmiyorum ama kısaca çok pişmanım ve çok canım yanıyor. Yaptığım her hata, her terk edişten dolayı...


Galiba bir doktora ihtiyacım var...

10 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptım ben onu bir kere, biliyorsun... Şimdi o kadar kolay değil... O kadar kolay olmamalıymış zaten.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Keşke demek değil ama zaten bu. Bu çok daha farklı yani şu an doğru kelimeleri bulamıyorum galiba ama pişmanlık değil hissettiğim çünkü haklı olduğum noktaların da haksız olduğum şeylerinde şu an farkındayım. Ve belki benim için mükemmel bir dersti bu. Bunu anlatabilmek gerçekten zor ya da ben zorlanıyorum ama olay şu: Sabırsız olmamak gerekiyor, güven gerekiyor ve katlanabilmek gerekiyor. Anlayış gerekiyor. Biri bile eksikse en olmadık zamanda insan patlayabiliyor... Evet keşke dediğim bir şey var. Keşke o an o mesajı görmezden gelip seni karşıma alıp konuşsaydım. Belki sonuç değişmezdi ama bize daha çok yakışırdı...

      Sil
    4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    5. Haklı olabilirsin ben sadece yazmayı seviyorum ya da belki konuşamadığım her şey için kullanıyorumdur

      Sil
    6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  2. Haklı olduğun bir şeyde haksızsın diyemem. Çok haklısın. Özellikle de olaylara farklı açılardan bakmak konusunda... Hata yaptığımı zaten kabul ediyorum. Güvensizliğin sebebi sadece konuşamamamızdı belki de bilmiyorum. Gerçi en iyi konuştuğum üç insandan biriydin. Bu yüzdün konuşamıyorum demekte çok doğru olmaz ama içimde biriktirdiğim çok şey vardı... Ve ben bu muhabbetin burada sürmesinden rahatsızlık duymaya başladım. Bunu tartışmakta çok geç kaldığımızı düşünüyorum ama yeri burası olmasa?

    YanıtlaSil
  3. merhaba izlemeye aldım seni sevgiler..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...