Translate

7 Ağustos 2011 Pazar

Çok Büyük Kayıp !


Üzgünüm...

Çok üzülüyorum. Çünkü benim hayallerim vardı. Belki bir ömre bile sığmayacak kadar çok hayalim vardı. İlk küçücükken tanımıştım onu. Epey bi küçüktüm. 10 yaşındaydım hayal kurmaya başladığımda. Onunla ilgili ilk hayallerimi 10 yaşındayken kurmaya başladım. İlk aşkım olmuştu o benim. Sonra büyüdüm; ama hep onu dinledim. Kulağımın pasını silen, beni dinlendiren, her duyguma tercüman olan hep o oldu. Hayallerim her geçen gün yapmacıklıktan kurtuldu sanıyordum. Daha gerçekci hayallerdi bunlar. Ve elbet bir gün gerçek olacaklardı. Olmalıydılar!

Ama birgün geliyor ve facebook'da tesadüfen bi yazı görüyorum. Teoman Müziği Bırakacağını Açıkladı. Linke tıklıyorum ve Teoman'dan bir mektup. Evet müziği bırakacağını açıklamış. İlk başta donup kalıyorum. Bir kaç dakika hiçbir şey hissetmeden öylece duruyorum. Sonra inanmak istemiyorum. Şaka olacağını falan düşünüyorum. Ama olay bütün gerçeliğiyle ortada inanmak gerekiyor. Ben yine itiraz ediyorum. Akşam erken saatlerde radyo yayını başlıyor. İlk defa Perşembe günü. Herkes işin aslını öğrenmeye çalışıyor. Tüm bunlar gerçek mi yani şimdi?! Yoo, hayır, olamaz. Kimse inanmak istemiyor. Herkes bunun bir kabus olması için dua ediyor. Teoman'a mektup yazılıyor. Ertesi gün oluyor. Akşam saatleri yine radyonun başında kitlenmiş radyoyu dinliyorum. Hiçbir haber yok. Hepimiz Teoman'ın kaldığı otelin telefon numarasını bulmuşuz internetten. Arıyoruz. İlk başta ünlü olmayanları bağlamayan otel resepsiyonu daha ileriki saatlerde Teoman'ın 1-2 gün önce ayrıldığını söylüyor. Kuyruklu yalan. Teoman konuşmak istemiyor. Resesiyondaki görevliye Teoman'ın sağlık durumunu soruyoruz. İyi olduğunu söylüyorlar. Yemek yemiş. Rahatlıyoruz. O yeterki mutlu olsun diye bir düşünce kafamızda. Mutlu olacaksa dinlenmesine izin vereceğiz. Sanki başka seçeneğimiz varmış gibi böyle saçma şeyler düşünüyoruz. Teoman'ın yokluğu aklımıza vurdu. Sanki giderken bize sormuştu...

Sonra birde dün menejeri Funda Sanlıman'ın yaptığı bir açıklama var. Bu açıklamayla beraber Teoman'ın böyle daha mutlu olduğunu öğreniyorum. Onun adına seviniyorum. O mutlu, içim rahat. Ama ya ben?...

Bugün hala üzüntüsü içimde. Ama artık anlıyorum onu. Oda senin benim gibi insan işte. Dinlenmek en doğal hakkı. Zaten Türkiyede emek gerektiren işleri adam akıllı yapmak zordur. O yapıyordu. Ama çok yorulmasını çok iyi anlıyorum.

Şimdi aklımdaki en büyük soru işereti: Benim 10 yaşından beri kurduğum hayaller ne olacak? Benim gibi bir sürü insan var, bize ne olacak? Bu kocaman boşluğu artık hiçbir şey dolduramaz ki... Bizi o büyütü. Yerini kim tutabilir?..

Yerini tabikide hiç kimse dolduramaz. Doldurmasına izin vermeyiz zaten. Müziğini dinlemeye son nefesimize kadar devam edeceğiz. Şarkıları bize bir ömür yeter. Tek sıkıntı onun olmaması...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...