Translate

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Şehir Çöpleri Ve Ben


Zaman durmaz, geçiyor... Ne seni bekliyor ne de başka bir şeyi. Almış başını gidiyor. Sen ona uyum sağlamak, hızına yetişmek zorundasın. Bazen eskilerde kalıyor insan. İşte o zaman başlıyor "dün, şimdi ve yarın" çatışması... Aklının bir kısmı dünde, bir kısmı gelecek kaygısıyla meşgul diğer bir kısmı ise bencil; anın keyfini çıkarıyor.

Ben buyum. Bütün olarak, hepsi, benim. Her yaşadığım anım beni bir bütün yapıyor ve onlar benim parçalarım. Ayrılmaz parçalar.

Pişmanlıklarım, acılarım ve mutluluklarım ise şehir çöpleri. Ben onlara böyle diyorum. Alkımı gelecekte bırakan ve bencil olmasına da geçmişi düşünmesine de veya kaygılanmasına da sebep olan şehir çöpleri.

İşte yine o çöplüğün kıyısında oturuyorum. Boş boş çöplere bakıyorum. Ara sıra dalıp dalıp gidiyorum. Bazen beni düşündüren hatalarım, pişmanlıklarım oluyor; bazen bencil aklımın o an mutlu olduğu zamanlar. Ama biliyorum. Hata yapsam da ve yapmaya devam etsem de biliyorum. "Yanlış yoldayım!" Ama bilmek yetmiyor işte. Bu yoldan çıkmanın bana daha büyük pişmanlıklar vermesinden korkuyorum. Daha önce elimden kayıp giden hayallerimi nasıl tutamadıysam tam tekrar elime aldım derken yine elimden kayıp gittiğini ya da hiç tutamadığımı düşünmeye başladım. Günlerdir düşünüyorum. Bundan zaten huzursuzluğum, duygusallığım, huysuzluğum... Bir çıkar yol bulamıyorum. Sıkışıp kaldım bu köşeye. Ne yapacağımı bilmiyorum...

?!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...