Translate

27 Haziran 2011 Pazartesi

HAYALPERESTİM


Biliyorum bu da yalan!

Korkarım yine gerçek olan rüyaların başlama zamanı. Korkarım yine rüyam gerçek oluyor. Biliyorum yine bir son'un eşiğindeyim. Sonum yakında görüyorum.

Ciğerlerimi dolduran temiz havayı artık alamıyorum. Sanki zehirli bir havayı soluyormuş gibi hissediyorum. Ve bu zehirli havanın kokusu her yeri kaplamış gibi midemi bulandırıyor. Ölümün kokusu gibi aynı; kendi ölümümün kokusu...

Dün gece başladı bu mide bulantısı. Akşam akşam çok yemek yemiştim ondandır diye düşünüyordum. Ama sabah kötü bir kabusla uyandığımda hala midemde aynı bulantı vardı. İçimdeki o kötü his daha da büyümüştü. Ve şu an anlıyorum ki ben rüyamda yine bugünü görmüştüm. Artık rüyalarımın bir belirtisi de var. -Sanki bir tek bu eksikmiş gibi.- İğrenç bir mide bulantısı ve kötü hisler, kara bulutlar!

Kalbimdeki ağrı rüyanın gerçek olmaya başladığı andan itibaren var. Bu ilk olmuyor ama her seferinde aynı şey oluyor. Aynı kalp ağrısı, aynı saçmalıklar, aynı gözyaşları. Ve yine rüyanın oyununa geldiğimi düşünerek başlıyorum kendime kızmaya. Bir de olaylar olurken farkına varabilip engel olsam keşke. O hiç olmuyor. Tam sona geliyorum o zaman rüyanın aynısı olduğunun farkındayım işte. Yeterki önce öleyim.

Tabii sonra yaklaşmayın yanıma. Bunun gerginliği çekilmiyor çünkü. Paylaşmak istiyorum; çevremdekilere yansıtarak. İstemesemde kontrolden çıkmışım bir kere. Aslında beni yola getirecek sıcak bir kucak belkide istediğim tek şey. Ama nasıl söylerim bunu?! Duygusallık desen diz boyu. Onu kontrol etmesi daha bir zor. Durdur durdura biliyorsan bu yaşları. Yok, ben yapamıyorum. Yetmiyor gücüm onları tek başıma durdurmaya.

Yine dalıyorum kurduğum saçma hayallere. Yine yaptım diyorum aynı hatayı. Yine inandım. Bakma yalan diye bağırıyor olmama, inanmıyor gibi yapmama. En çok hayallerime inanıyorum çünkü onlarla yaşıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...